Metrobüs sanatı!
Efenim her İstanbullunun en az bir kez maruz kaldığı; varlığı bir dert, yokluğu yara olan metrobüste seyahat etmenin inceliklerini kısaca paylaşmak istedim. Bir metrobüszede olarak yeni başlayanlar ve yeniden binmek isteyenler için metrobüs teknikleri... Ayağın takılsa kimsenin elinden tutmayacağı acımasız bir savaş alanı gibi düşünebilirsin metrobüsü. İçinde asla su bulamayacağın sürüyle dolabın önünde dualarla bekler, "Allah Allaaaah" nidalarıyla kendini metrobüse atabilirsin. Atabilirsen tabi? En sancılı aşama: "metrobüse binme" Yüce metrobüsün ulu kapıları karşında açıldığında hızlı davranmakta fayda var. Kendini bindirsen çantan, torban illa ki arkada kalacaktır ama bence önceliği 'neticene" ver. Zira en önemli yer orası. Attığın adımla öndeki amcanın neticesini de hoppacık yaptırma ihtimalin yüksek ama o kalabalıkta kimse fark etmez. Bekleme yapmayalım ablacım! Şimdi hepsini hürmetle öperim ama dünyayı uzaylı istilası basmış...