Bilanço
Bugünün bilançosunu açıklıyorum: Kursa giderken yolda b.ka bastım, kurstan dönüşte ayakkabıma çivi battı, 3’e katlanan çiviyi güçlükle söktüm, şuan kemirdiğim elmaya şüpheli gözlerle bakıyorum bana her an kelek yapabilir. Elmadan henüz kurt çıkmadı, çivi de yüce güç tarafından esrarengiz bir şekilde yamulduğundan ayağı kutardım da, ilk şoku hala atlatamadım. Bakırköy yolu üzerine o “şey” nasıl bırakılmış bir anlam veremedim. Kedi- köpek olsa eşeler, üstünü kapatır, ayınınkini de hiç görmediğim için bir insan evladı tarafından oraya konulduğuna eminim! Ama “o yapıyı nasıl inşa ettin mübarek, ortalık yerde?” diye sormaktan da kendimi alamadım. Gerçi artık minibüs kullanmaktan da çekiniyorum. Televizyonda yayınlanan Ezel dizisinin etkisiyle şoförlere “dayı” demekten vazgeçen Türk erkekleri (çünkü artık “dayı”nın daha fazla prestiji var) değişik söylemler geliştirmişler. Minibüs kültürüme katkıda bulundukları için kendilerine teşekkürü bir borç bilirim. Fakat bugün duyduğum bir ka...